Yunan sanatı, Batı sanatının temelini oluşturur. Yunan sanatı, ideal güzellik ve orantı kavramlarına dayanıyordu. Yunan sanatçıları, insan vücudunu ve doğayı gerçekçi bir şekilde tasvir etmeye çalışıyordu. Yunan sanatı, klasik dönemde (M.Ö. 5-4. yüzyıl) zirveye ulaştı.
Yunan mimarisi, sütunlu yapılar ve tapınaklar üzerine kuruluydu. Yunan mimarisi, üç sütun düzeni geliştirdi: Doric, Ionic ve Corinthian. Her düzen, farklı bir estetik anlayışı temsil ediyordu. Doric, güçlü ve sade; Ionic, zarif ve süslü; Corinthian, en süslü düzendi.
Parthenon, Yunan mimarisinin en ünlü örneğidir. Parthenon, Atina Akropolisi’nde bulunuyordu ve Athena Parthenos’a adanmıştı. Parthenon, M.Ö. 447-432 arasında inşa edildi. Mimar İktinos ve Kallikrates, Parthenon’u tasarladı. Heykeltıraş Phidias, Parthenon’un heykellerini yaptı.
Parthenon, mükemmel orantılarıyla ünlüdür. Parthenon’un sütunları, hafifçe içe doğru eğiktir ve bu, görsel bir düzeltme tekniğidir. Parthenon’un frizleri, Yunan mitolojisinden sahneler gösterir. Parthenon, Yunan sanatının ve mimarisinin zirvesini temsil eder.
Yunan heykeli, insan vücudunun ideal tasvirini aradı. Yunan heykeltıraşları, kontrapposto (ağırlık dağılımı) tekniğini geliştirdi. Bu teknik, heykellere doğal bir duruş kazandırdı. Polykleitos’un ‘Doryphoros’ (Mızrak Taşıyıcı) heykeli, ideal orantıların örneğidir.
Phidias, Yunan heykelinin en büyük ustasıydı. Phidias, Parthenon’un Athena heykelini ve Zeus heykelini yaptı. Bu heykeller, altın ve fildişi kullanılarak yapılmıştı. Phidias’ın eserleri, Yunan sanatının zirvesini temsil eder.
Yunan sanatı, Roma sanatını ve Rönesans sanatını etkiledi. Bugünkü Batı sanatı, Yunan sanatından beslenmektedir. Yunan sanatı, ideal güzellik ve mükemmellik arayışının en büyük örneklerinden biridir.
