Holokost bir günde başlamadı; hukukla, kanunla ve bürokrasiyle başladı. 1935’te Nazi Partisi mitinginde ilan edilen ‘Nürnberg Yasaları’, Yahudileri vatandaşlıktan çıkardı ve onları ‘tebaa’ statüsüne indirdi. ‘Alman Kanını ve Onurunu Koruma Yasası’, Yahudilerle Almanların evlenmesini veya cinsel ilişkiye girmesini yasakladı.
Bu yasalar, ırkçılığı devletin resmi ideolojisi haline getirdi. ‘Yahudi kimdir?’ sorusunu biyolojik cetvellerle, büyükanne-büyükbaba kayıtlarıyla tanımladılar. Doktorlar, avukatlar, memurlar mesleklerinden atıldı. Park banklarına ‘Yahudiler oturamaz’ yazıldı. Bu, sosyal bir ölümdü.
Hukukun bu şekilde araçsallaştırılması, sonraki fiziksel imhanın zeminini hazırladı. Bir grup insanı önce ‘vatandaş’ olmaktan, sonra ‘insan’ olmaktan çıkardığınızda, onları öldürmek bir suç değil, ‘tıbbi bir işlem’ haline gelir.
Nürnberg Yasaları’nı hazırlayan hukukçuların (Hans Globke gibiler) bir kısmı savaştan sonra Batı Almanya’da kariyerlerine devam etti. Bu, ‘masa başı katilleri’nin sorumluluğu üzerine hukuki tartışmaların en acı örneği oldu.
Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?

