1703 yılının karlı bir kış gecesinde, 47 samuray, efendileri Asano Naganori’nin intikamını almak için Kira Yoshinaka’nın malikanesini bastı. Asano, sarayda Kira’ya kılıç çektiği için haksız yere seppuku (intihar) etmeye zorlanmıştı. Efendisiz kalan samuraylar (Ronin), iki yıl boyunca dağılmış, sarhoş ve düşkün taklidi yaparak Kira’nın dikkatini dağıtmışlardı. O gece, samuray sadakatinin (Bushido) en kanlı ve en kutsal eylemini gerçekleştirdiler.
Baskın, askeri bir operasyon hassasiyetiyle yapıldı. Kira’yı kömürlükte bulup başını kestiler ve efendilerinin mezarına götürdüler. Şogunluk zor bir kararla karşı karşıyaydı: Bu adamlar katil miydi, yoksa sadakat abidesi mi? Sonunda, onurlu bir şekilde seppuku yapmalarına izin verildi. Mezarları (Sengaku-ji Tapınağı) bugün bile tütsü dumanlarıyla kaplıdır.
Bu olay, barışçıl Edo döneminde ‘Samuray Ruhu’nun’ yeniden hatırlanmasını sağladı. Bürokratlaşan ve kılıçlarını süs olarak taşıyan savaşçı sınıfı için 47 Ronin, kaybedilen bir idealin nostaljisiydi. Halk arasında ‘Chushingura’ adıyla tiyatro oyunlarına konu oldu ve Japon kültürel kodlarına ‘giri’ (görev) kavramının zirvesi olarak işlendi.
Günümüzde 14 Aralık’ta düzenlenen festivallerle anılan bu olay, modern Japon kurumsal sadakatinin de tarihsel köklerinden biri sayılır. Şirketine ömür boyu bağlı kalan ‘salaryman’ (beyaz yakalı çalışan), bir nevi modern Ronin’in silahsız halidir.
Olayın ilginç bir detayı da, roninlerin lideri Oishi Kuranosuke’nin baskın gecesi kullandığı davuldur. Bu davulun sesi, sadece bir saldırı işareti değil, feodal düzenin katı kurallarına karşı vicdanın ve onurun isyan çığlığıydı. 47 Ronin, hukukun her zaman adaleti sağlamadığının kanıtı olarak tarihe geçti.
Detaylı anlatım: Japonya’nın Tarihi: Kuruluşundan Orta Çağ Dönemine Kadar

