Atlas, Yunan mitolojisinde Titanlar arasındadır ve çoğu anlatıda gökyüzünü omuzlarında taşıyan figür olarak bilinir. Bu görev, bir “güç gösterisi” değil, ceza ve sorumluluk metaforudur. Atlas, Titanomachia sonrası düzenin bedelini bedeninde taşır.
Atlas’ın göğü taşıması, dünyanın sabit bir düzenle ayakta kaldığı fikrini destekler. Gökyüzü düşmez; çünkü bir varlık onu tutar. Bu, antik dünyanın kozmoloji ihtiyacıdır: düzenin arkasında bir emek ve zorunluluk vardır. Atlas, kozmik işçinin yüzüdür.
Herakles’in Atlas’la karşılaştığı anlatılar, görev paylaşımı temasını açar: Atlas kısa süreliğine yükü devreder, Herakles elma görevini sürdürür. Bu sahneler, ‘yük devri’ gibi modern bir fikri mitik düzlemde kurar. Ama nihai yük, yine Atlas’a döner; kader, geçici olarak ertelenir.
Atlas’ın coğrafyayla ilişkilendirilmesi (Atlas Dağları) mitin dünyayı isimlendirme gücünü gösterir. Mitoloji, haritaya dönüşür; isimler, hikâyeleri taşır. Böylece Atlas, sadece bir karakter değil, bir coğrafi bellektir.
Atlas figürü bugün “dünyayı sırtlamak” metaforuyla yaşar. Sorumluluk, ağırlık ve süreklilik… Mitoloji, insanın taşıdığı görünmez yükleri Atlas bedeniyle görünür kılar.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

