Arap Baharı, 2010 sonu itibarıyla Tunus’ta başlayan ve kısa sürede birçok Arap ülkesine yayılan protesto ve ayaklanmalar dalgasıdır. Ortak zemin; işsizlik, yolsuzluk, polis şiddeti ve siyasal kapalı sistemlerdi. Kıvılcım, gündelik hayatın basıncıydı.
Tunus’ta rejim değişimi nispeten hızlı geldi; Mısır’da kitlesel protestolar Mübarek’i devirdi fakat güç mücadelesi yeni bir otoriter döngü üretti. Libya ve Suriye’de süreç iç savaşa dönüştü; Yemen’de kırılgan geçişler ve çatışmalar yaşandı.
Arap Baharı, “lider devrilince sistem değişir” varsayımının çoğu yerde işlemediğini gösterdi. Devlet kurumları, ordu, dış müdahaleler ve mezhepsel/yerel güç dengeleri; sonuçları belirledi.
Sosyal medya ve yeni iletişim kanalları mobilizasyonda etkiliydi; fakat örgütlenme kapasitesi ve kurum kurma becerisi sonuçları belirleyen ana faktör oldu. Sokak ile devlet arasındaki mesafe kapanmadığında, devrimci enerji dağılabiliyor.
Arap Baharı’nın kalıcı sonucu, bölgenin siyasal haritasında büyük bir kırılma ve uzun süreli istikrarsızlık oldu. Bazı ülkelerde reform alanları açıldı; bazılarında otoriterlik daha sertleşti. Dalga, rejimleri sarsarken toplumların maliyetini de büyüttü.
Detaylı anlatım: Güçlü Yönetimlere Karşı Yapılan Tarihi Ayaklanmalar ve Sonuçları

