II. Dünya Savaşı’nın küresel bir savaşa dönüşmesinin ana nedeni, krizlerin birden fazla coğrafyada aynı anda tırmanması ve büyük güçlerin çatışmaya dahil olmasıdır. Savaş, Avrupa ve Asya-Pasifik hattında birbirini besleyen dinamiklerle genişledi.
Avrupa’da Almanya’nın genişleme politikası, 1939’dan itibaren çatışmayı kıta ölçeğinde büyüttü. 1941’de Sovyetler Birliği’ne saldırı, Doğu Cephesi’ni açarak savaşın insan gücü ve kaynak ölçeğini dramatik biçimde artırdı. Bu cephe, savaşın yıpratma karakterini güçlendirdi.
Asya’da Japonya’nın yayılmacılığı, zaten devam eden Çin-Japon savaşını Pasifik’e taşıdı. Pearl Harbor saldırısı sonrası ABD’nin katılımı, savaşın küreselleşmesinde belirleyici bir eşiktir. ABD’nin üretim ve lojistik kapasitesi, Müttefiklerin uzun savaşta süreklilik kurmasını sağladı.
Bu süreçte ittifakların genişlemesi, deniz taşımacılığı ve hammadde akışı gibi unsurların önemini artırdı. Avrupa ve Pasifik cepheleri, kaynak planlaması ve stratejik öncelikler üzerinden birbirine bağlandı.
Özetle: Savaşın küreselleşmesini sağlayan ana etkenler, çok cepheli genişleme, büyük güçlerin katılımı ve üretim-lojistik kapasitenin küresel ölçekte seferber edilmesidir.
Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?

