Japonya Tarihi: Meiji Restorasyonu ve Modernleşme

Honnō-ji Olayı, Meiji dönemi baskısı.

1868’de Japonya, feodal bir tırtıldan modern bir kelebeğe dönüşmek için kozasını yırttı. Satsuma ve Choshu klanlarının liderliğindeki isyancılar, son Şogun Tokugawa Yoshinobu’yu istifaya zorladı ve 15 yaşındaki İmparator Mutsuhito’yu (Meiji) iktidara taşıdı. Buna ‘Meiji Restorasyonu’ denir ama aslında bu bir restorasyon değil, yukarıdan aşağıya bir devrimdi.

Amaç netti: ‘Fukoku Kyohei’ (Zengin Ülke, Güçlü Ordu). Batı tarafından sömürge yapılmamak için Batılılaşmak şarttı. Başkent Kyoto’dan Edo’ya taşındı ve adı ‘Tokyo’ (Doğu Başkenti) oldu. Samurayların topuzu kesildi, kimono yerine takım elbise giyilmesi teşvik edildi. Takvimden eğitim sistemine kadar her şey Batı standartlarına göre yeniden yazıldı.

Bu süreçte Japonya, dünyanın en hızlı ‘know-how’ transferini gerçekleştirdi. İngiltere’den donanma ve demiryolu, Almanya’dan ordu ve anayasa, Fransa’dan hukuk, ABD’den eğitim sistemi kopyalandı. Japon heyetleri dünyayı gezdi, gördükleri her makineyi ve kurumu not edip ülkelerine taşıdı.

Meiji dönemi, sadece teknolojik değil, zihinsel bir devrimdi. Dört sınıflı kast sistemi (asker, çiftçi, zanaatkar, tüccar) kaldırıldı; herkes ‘imparatorun tebaası’ olarak eşitlendi. Bu, yüzyıllardır ayrıcalıklı yaşayan samuray sınıfının sonu demekti ve elbette kan dökülmeden olmayacaktı.

Tarihçiler Meiji Restorasyonu’nu, Asya’nın Batı emperyalizmine verdiği en başarılı yanıt olarak görür. Çin ve Osmanlı İmparatorluğu modernleşme sancıları içinde parçalanırken, Japonya 40 yıl içinde feodal bir tarım toplumundan endüstriyel bir süper güce dönüştü. Bu başarının sırrı, geleneksel ‘itaat’ kültürünü modern ‘ulus devlet’ bilincine kanalize edebilmesindeydi.


Detaylı anlatım: Japonya’nın Tarihi: Kuruluşundan Orta Çağ Dönemine Kadar