Japonya Tarihi: Savaşın Sonu ve Atom Bombaları

Honnō-ji Olayı, Meiji dönemi baskısı.

1945 yazında Japonya, şehirleri yanmış, donanması batmış ve hava sahası savunmasız kalmış bir haldeydi. Ancak askeri cunta ‘Ketsu-Go’ (Kararlı Operasyon) planıyla, Amerikan işgaline karşı ‘100 milyonun (tüm halkın) onurlu ölümü’nü hazırlıyordu. Kadınlara bambu mızraklarla nasıl saldıracakları öğretiliyordu.

Müttefikler, Potsdam Bildirisi ile ‘kayıtsız şartsız teslim’ çağrısı yaptı. Japon Başbakanı Suzuki, bu çağrıyı ‘mokusatsu’ (görmezden gelme / yorum yok) ile karşıladı. Bu kelimenin yanlış çevrildiği (reddedildiği) iddiası hâlâ tartışılır ama sonuç Hiroşima ve Nagazaki oldu.

6 ve 9 Ağustos’taki atom bombaları ve aradaki Sovyet işgali (Mançurya), İmparator Hirohito’yu sonunda konuşmaya zorladı. Askeri liderlerin darbe girişimine (Kyujo Olayı) rağmen, İmparator radyodan halka seslendi: ‘Savaşın durumu lehimize gelişmedi… Dayanılmaz olana dayanmalıyız.’

Bu, bir Japon imparatorunun sesinin halk tarafından duyulduğu ilk andı. Japonya teslim oldu. İşgalci Amerikan askerleri (General MacArthur) karaya çıktığında, bekledikleri fanatik direnişle değil, sessiz ve itaatkar bir halkla karşılaştılar. Japonya için tarihinin en büyük kırılması ve yeniden doğuşu (işgal dönemi) başlıyordu.


Detaylı anlatım: Japonya’nın Tarihi: Kuruluşundan Orta Çağ Dönemine Kadar