15. yüzyılın sonundan 16. yüzyılın sonuna kadar Japonya, Game of Thrones dizisini aratmayan bir iktidar oyununa sahne oldu. Merkezi hükümet yoktu; her bölgeyi ‘Daimyo’ (Büyük İsim) denilen savaş lordları yönetiyordu. Takeda, Uesugi, Hojo, Mori gibi klanlar sürekli birbirleriyle savaşıyordu.
Bu dönemde kale mimarisi gelişti. Ahşap kaleler yerini taş temelli, çok katlı devasa kulelere (Tenshu) bıraktı (Himeji Kalesi gibi). Savaş taktikleri değişti; samurayların bireysel düelloları yerine, köylülerden oluşan mızraklı piyadeler (Ashigaru) orduların ana gücü oldu.
Sengoku dönemi, casusluğun ve suikastın (Ninja / Shinobi) altın çağıydı. Iga ve Koga klanları, daimyolara istihbarat ve sabotaj hizmeti satıyordu. Onur önemliydi ama hayatta kalmak daha önemliydi.
Bu kaosun içinden Japonya’yı birleştirecek ‘Üç Büyük Birleştirici’ çıkacaktı: Oda Nobunaga (hamuru yoğuran), Toyotomi Hideyoshi (pişiren) ve Tokugawa Ieyasu (yiyen).
Detaylı anlatım: Japonya’nın Tarihi: Kuruluşundan Orta Çağ Dönemine Kadar

