Japonya Tarihi: Şintoizm ve Doğanın Ruhu (Kami)

japonya

Japonya’yı anlamak için, onun en eski ve yerli inancı olan Şinto’yu (‘Tanrıların Yolu’) anlamak gerekir. Şinto’da kurucu peygamber, kutsal kitap veya katı ahlaki dogmalar yoktur. Temel inanç basittir: Her şeyin (nehirlerin, dağların, rüzgarın, hatta pirinç tanesinin) bir ruhu (Kami) vardır.

Bu animist inanç, Japonların doğayla kurduğu ilişkiyi şekillendirdi. Fuji Dağı sadece bir volkan değil, kutsal bir varlıktır. Şinto tapınaklarının (Jinja) girişindeki kırmızı ‘Torii’ kapıları, dünyevi olandan kutsal olana geçişi simgeler. Tapınaklarda ibadet, elleri çırparak Kami’nin dikkatini çekmek ve saygı göstermekten ibarettir.

Şinto, temizlik (arınma) takıntısının da kaynağıdır. Kötülük, bir günah değil, bir kirlenmedir (Kegare) ve suyla temizlenmelidir. Sumo güreşçilerinin maça başlamadan önce ringe tuz atması, bu arınma ritüelinin bir parçasıdır.

Tarih boyunca Şinto, Budizm ile çatışmak yerine onunla kaynaştı (Shinbutsu-shugo). Japonlar ‘Şintoist doğar, Budist ölür’ sözüyle bu ikiliği özetler: Hayatın kutlaması (düğünler, doğumlar) Şinto ile, ölüm ve ötesi (cenazeler) Budizm ile yönetilir. Şinto, Japon kimliğinin bilinçaltıdır.


Detaylı anlatım: Japonya’nın Tarihi: Kuruluşundan Orta Çağ Dönemine Kadar