Amazonlar, antik Yunan hayal gücünün en çarpıcı yaratımlarındandır: Erkek egemen dünyanın dışında yaşayan, at binen, ok atan ve savaşan kadınlar. Onlar, Yunanlılar için hem hayranlık hem de korku kaynağıdır; çünkü toplumsal düzenin ters yüz edilmiş halidir.
Amazonlar çoğu zaman Ares’in kızları olarak anlatılır; yani savaşın kanlı doğasından türeyen bir toplum. Themiscyra gibi uzak diyarlarda yaşarlar, erkekleri ya dışlar ya da sadece üremek için kullanırlar. Bu anlatılar, Yunan toplumunun kadın rolüne dair kaygılarını yansıtır.
Herakles’in görevlerinden biri Amazon kraliçesi Hippolyte’nin kemerini almaktır. Bu hikaye, erkek kahramanın kadın gücünü ‘ele geçirmesi’ olarak okunabilir. Theseus’un Amazonlarla çatışması ve Atina’ya saldırı (Amazonomakhia), Atina sanatında düzenin (polis) kaosa karşı zaferini simgeleyen bir motif olmuştur.
Truva Savaşı’na katılan Amazon kraliçesi Penthesileia’nın Aşil tarafından öldürülmesi, mitin en trajik sahnelerinden biridir. Bazı anlatılarda Aşil, onu öldürdükten sonra güzelliğine aşık olur; savaş, hayranlık ve pişmanlık aynı anda yaşanır.
Amazon miti bugün yeniden yorumlanır: Kadın gücünün bastırılması, alternatif toplum hayalleri ve toplumsal cinsiyet normlarının tarihi. Antik bir ‘öteki’ olarak Amazonlar, modern dünyanın aynasına dönüşür.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

