Paris Komünü, 1871’de Fransa’nın Prusya’ya yenilgisinin ardından Paris’te kurulan kısa ömürlü, radikal bir yerel yönetim deneyimidir. Komün, hem savaş yenilgisinin hem de sınıfsal gerilimin ürettiği bir patlamaydı.
Komün yönetimi, laik eğitim, işçi hakları ve yerel yönetim reformları gibi adımlar denedi; ancak şehir kuşatma ve iç savaş koşullarında hareket alanı dardı. Merkezi hükümetle çatışma kaçınılmaz hale geldi.
Versailles güçleri, Mayıs 1871’de Komün’ü kanlı biçimde bastırdı (La Semaine Sanglante). Binlerce kişi öldürüldü veya sürgüne gönderildi; bu, modern devletin iç düşmana karşı şiddet kapasitesini gösteren sert bir örnektir.
Paris Komünü, Marxist ve sosyalist düşüncede “işçi iktidarı” tartışmalarının temel referanslarından biri oldu. Başarısızlık nedenleri arasında askeri yetersizlik, dış koşullar ve siyasi izolasyon sayılır.
Komün, kısa sürdü ama uzun iz bıraktı: modern sol hareketlerin hafızasında bir mit, devletlerin hafızasında bir uyarı olarak kaldı. Kent ayaklanmasının potansiyelini ve sınırlarını aynı anda gösterir.
Detaylı anlatım: Güçlü Yönetimlere Karşı Yapılan Tarihi Ayaklanmalar ve Sonuçları

