Ragnarök, İskandinav mitolojisinde tanrıların ve dünyanın kaderini belirleyen büyük kıyamet anlatısıdır. Bu anlatıda mesele sadece “dünyanın sonu” değil, düzenin kaçınılmaz biçimde çözülmesidir. Kuzey mitleri, kıyameti bir sürpriz değil, bilinen bir son olarak kurgular; kahramanlık da bu bilginin içinde anlam kazanır.
Ragnarök’ta Fenrir zincirlerini kırar, Jörmungandr denizden yükselir, Loki serbest kalır, devler ve ölü orduları Asgard’a yürür. Odin Fenrir’e yenilir; Thor Jörmungandr’ı öldürür ama zehirle düşer. Bu eşleşmeler, mitin matematiğidir: her zaferin bedeli vardır, her bedel yeni bir kayıp üretir.
Heimdall ile Loki’nin karşılıklı ölümü, düzen ile kaosun aynı anda çöktüğünü gösterir. Bifröst yanar, büyük yapılar yıkılır. Burada kıyamet, sadece fiziksel yıkım değil, kurumların ve sembollerin de çöküşüdür. Mit, düzenin mimarisini de hedef alır.
Ragnarök’un ilginç tarafı, “sonrası”dır: dünya yeniden doğar, bazı tanrılar hayatta kalır, yeni bir düzen filizlenir. Bu, tamamen karanlık bir nihilizm değildir; ama umut romantik değildir, sert bir yeniden başlama umududur. Kıyamet, sıfırlama ve yeniden kurmadır.
Ragnarök anlatısı modern dünyada da etkileyicidir çünkü büyük krizlerin ardından gelen “yeni normal” fikrini taşır. Kuzey mitleri şunu söyler: son kaçınılmaz olabilir; asıl mesele, sona nasıl yürüdüğündür.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

