Ukrayna’nın NATO’yla ilişkisi, modern güvenlik mimarisinin en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi. Ukrayna açısından mesele, sınır güvenliği ve caydırıcılık arayışıyla ilgilidir. Bir devlet, çevresinde askeri tehdit algısı büyüdüğünde, güvenlik şemsiyesi arar; NATO tartışması bu arayışın adıdır.
NATO’ya yakınlaşma, Ukrayna’da iç politik tartışmalarla da iç içe geçti. Bu tür stratejik yönelimler, sadece dış politika uzmanlarının değil, toplumun kimlik ve tarih algısının da konusu olur. “Kiminle aynı blokta olacağız?” sorusu, çoğu zaman “kimiz?” sorusuna bağlanır.
NATO meselesi, Rusya ile ilişkilerde en sert gerilim başlıklarından biridir. Ukrayna için caydırıcılık aracı gibi görülen şey, Rusya için tehdit algısı üretebilir. Bu karşılıklı algı, güvenlik ikilemi yaratır: bir taraf kendini güvende hissetmek için adım atar, diğer taraf bunu tehdit sayar ve gerilim tırmanır.
Ukrayna’nın askeri reform ve modernizasyon süreci de bu tartışmanın parçasıdır. NATO standartları, sadece üyelik değil, ordu yönetimi ve kurumlaşma anlamına da gelir. Ukrayna’da güvenlik reformu, savaş ve krizler içinde hızlanmak zorunda kaldı; bu da maliyetleri artırdı.
NATO’ya yakınlaşma tartışması, Ukrayna tarihinin uzun “güvenlik açığı” deneyimiyle bağlantılıdır: sınırda yaşamak, sürekli tehdit ve ittifak arayışı üretir. Ukrayna’da bu başlık, bir tercih kadar bir zorunluluk gibi de hissediliyor. Güvenlik, çoğu zaman ‘istek’ten önce ‘ihtiyaç’tır.
Detaylı anlatım: Ukrayna’nın Tarihi: Kiev Ruslarından, Bağımsızlığa ve Bugüne

