Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği’nin en büyük ve en stratejik cumhuriyetlerinden biriydi. Kağıt üzerinde cumhuriyet statüsü, anayasal haklar ve temsil mekanizmaları vardı. Fakat Sovyet sistemi, merkezileşmiş parti-devlet yapısıyla çalıştığı için “gerçek egemenlik” çoğu zaman Moskova’nın kararlarına bağlıydı.
Yönetim, parti hiyerarşisi üzerinden yürürdü: yerel sovyetler ve kurumlar, partinin çizdiği sınırlar içinde hareket ederdi. Ukrayna’nın ekonomik kapasitesi (sanayi, tarım, insan gücü), Sovyet planlama rejiminin temel kaynaklarından biriydi. Bu kaynakların yönü, yerel ihtiyaçtan çok merkez planına göre belirlendi.
Sovyet Ukraynası, bazı dönemlerde kültürel açılımlar yaşadı; fakat bu açılımlar çoğu zaman geri çevrildi. 1920’lerin Ukraynalaştırma deneyimi, 1930’ların baskı ve kıtlıkları, savaş sonrası yeniden inşa ve ideolojik disiplin; bu zikzakların örnekleridir. Sovyet yönetimi, kimliği bazen araç, bazen tehdit olarak gördü.
Sovyet dönemi aynı zamanda modernleşme ve travmanın birlikte yaşandığı bir dönemdi: okuryazarlık, şehirleşme ve sanayi büyürken, zorla kolektifleştirme, baskı ve kültürel tasfiyeler de yaşandı. Ukrayna toplumunun hafızası, bu iki uç deneyimin aynı çağda biriktiği bir hafızadır.
Ukrayna’nın Sovyet içindeki konumu, bağımsızlık sonrası tartışmaları da etkiledi. Çünkü Sovyet mirası, kurumlar, elitler ve ekonomik ağlar olarak yeni devlete taşındı. “Yeni Ukrayna”yı kurmak, aynı zamanda Sovyet Ukraynası’nın gölgesiyle yaşamak demekti.
Detaylı anlatım: Ukrayna’nın Tarihi: Kiev Ruslarından, Bağımsızlığa ve Bugüne

