Zaporojya Kazakları, Doğu Avrupa’nın sınır bölgelerinde 16. ve 17. yüzyıllarda şekillenen askeri-toplumsal bir oluşumdu. Kazaklık, sadece bir savaşçı topluluğu değil; vergi, serflik, dini baskı ve sınır güvenliği gibi sorunların kesişiminde doğan bir yaşam biçimiydi. Dinyeper’in aşağı kesimleri ve “Sich” düzeni, bu dünyanın kurumsal çekirdeği oldu.
Kazaklar, bir yandan Polonya-Litvanya Birliği’ne karşı askeri güç olarak kullanılabiliyor, diğer yandan aynı sistemin baskılarına karşı ayaklanmaların taşıyıcısı olabiliyordu. Bu ikili rol, sınır toplumlarının tipik özelliğidir: hem korur hem tehdit eder. Kazaklık, devletlerin kullanmak istediği ama tam kontrol edemediği bir güçtü.
Zaporojya Sich’i, belirli ölçüde seçilmiş liderlik ve askeri disiplinle işleyen bir topluluk düzeni sundu. Bu yönüyle Kazaklık, modern milliyetçilik öncesi bir “özgürlük” imgesi olarak da anıldı. Ancak bu özgürlük, sürekli savaş ve yağma ekonomisiyle iç içeydi; romantik anlatılar, sert gerçekliği bazen örter.
Kazakların Osmanlı kıyılarına seferleri, Kırım Hanlığı’yla ilişkiler ve bölgesel ticaret; Ukrayna tarihini Karadeniz dünyasına bağlar. Sınır sadece kara değildir; deniz de bir sınırdır. Kazaklık, Karadeniz’in güvenlik ve ticaret dengelerinde aktif bir aktördü.
Kazak mirası, modern Ukrayna kimlik anlatısında merkezi bir yere sahiptir. Çünkü Kazaklık, hem toplumsal başkaldırı hem de siyasi özerklik fikrini bir araya getirir. Ukrayna’nın “özgürlük” dili, büyük ölçüde Kazak hafızasıyla konuşur.
Detaylı anlatım: Ukrayna’nın Tarihi: Kiev Ruslarından, Bağımsızlığa ve Bugüne

