Babiy Yar, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Kiev’de gerçekleşen büyük bir katliamın sembol adıdır. Bu olay, savaşın Ukrayna topraklarında nasıl “sivil hayatın içine” indiğini gösteren en çarpıcı örneklerden biridir. Katliam, sadece bir askeri işgal değil, sistematik imha politikasının parçasıydı.
Nazi işgali döneminde Yahudi topluluklar başta olmak üzere farklı gruplar hedef alındı; toplu infazlar, gettolaştırma ve zorla çalışma rejimleri, Ukrayna şehirlerinin gündelik gerçekliğine dönüştü. Ukrayna’nın savaş deneyimi bu nedenle çok katmanlıdır: cephe, şehir, köy ve orman aynı anda savaş alanıydı.
Babiy Yar’ın hafıza siyaseti, savaş sonrası dönemde de karmaşıktır. Sovyet anlatısında uzun süre “Sovyet yurttaşları” gibi genel kategorilerle konuşmak tercih edildi; bu da Yahudi soykırımının özgül boyutunun gölgelenmesine yol açtı. Hafıza, sadece hatırlamak değil, nasıl hatırlanacağını seçmektir.
Ukrayna’nın bağımsızlık sonrası dönemi, Babiy Yar gibi yerlerin hafızasını yeniden adlandırma ve daha açık konuşma çabasını da içerir. Ancak bu çaba, farklı kimlik anlatıları ve politik gerilimlerle karşılaşır. Savaş hafızası, genellikle bugünün politikasıyla konuşur.
Babiy Yar, Ukrayna tarihinin sadece “askeri” değil, “insani” yıkımını temsil eder. Bu başlık, Ukrayna’nın II. Dünya Savaşı deneyimini anlamak için merkezi bir eşiktir: yıkımın ölçüsü, sadece şehirlerin düşmesi değil, insanların yok edilmesidir.
Detaylı anlatım: Ukrayna’nın Tarihi: Kiev Ruslarından, Bağımsızlığa ve Bugüne

