Ares ve Savaşın Kanlı Yüzü

promet min 1

Athena savaşın stratejisi ve zekasıysa, Ares (Mars) savaşın saf şiddeti, kanı, kaosu ve kör öfkesidir. Bu yüzden antik Yunanlılar ona saygı duysa da onu pek sevmezlerdi; onu ‘barbar’ Trakyalılarla ilişkilendirirlerdi. Ancak Romalılar, Mars adıyla onu devletin kurucu babası (Romulus ve Remus’un babası) olarak yüceltmiş ve onurlandırmışlardır.

Ares’in savaş alanındaki görüntüsü korkunçtur. Yanında oğulları Deimos (Dehşet) ve Phobos (Korku), kız kardeşi Eris (Nifak) ve Enyo (Yıkım) ile birlikte dolaşır. Kimin haklı olduğuyla ilgilenmez, sadece çatışmanın ve kan dökmenin hazzını yaşar. İlyada’da, ölümlü kahraman Diomedes (Athena’nın yardımıyla) onu yaraladığında, 10 bin savaşçı gücünde bir çığlık atarak kaçması, kaba kuvvetin zeka karşısındaki acizliğini ve aslında ‘kabadayı’ karakterinin altındaki korkaklığı gösterir.

Afrodit ile olan yasak aşkı, mitolojinin en ünlü skandallarından biridir. Hephaistos’un onları görünmez bir ağ ile yatakta yakalayıp tüm Olimpos’a rezil etmesi, savaşçının en savunmasız anının ‘aşk’ olduğunu gösterir. Ancak bu birliktelikten Harmonia’nın (Uyum) doğması, çatışma ve sevginin birleşiminin dengeyi getirebileceği yönünde felsefi bir yorumdur.

Ares, insanın içindeki bastırılmış saldırganlık dürtüsünü (Id) temsil eder. Medeniyet ne kadar gelişirse gelişsin, savaşın, yıkımın ve şiddetin insan doğasının silinemez bir parçası olduğunu hatırlatan rahatsız edici bir aynadır.

Ares’e dair önemli bir kültürel ayrım da şudur: Yunan dünyasında Ares’in tapımı sınırlıyken, Roma’da Mars devletin kalbine yerleşmiştir. Atina’daki Areopagos (Ares Tepesi) hem adını ondan alır hem de cinayet davalarının görüldüğü, şiddetin ‘hukuk’la kontrol altına alındığı bir mekândır. Yani Ares, sadece savaş meydanının değil, toplumun şiddetle kurduğu zorunlu ilişkinin de tanrısıdır.


Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi